KALK GİDELİM - Elif NURAY / AKKA ile suskunmutercim

Abdulkadir AKDEMİR - Taşranın Sazendesi üzerine söyleşi

2012-09-26 23:35:00
Abdulkadir AKDEMİR - Taşranın Sazendesi üzerine söyleşi |  görsel 1

    -Evvela kitabın ve şiirinle muhatap olmak isteyen site okurlarının tanıması için soruyorum, Abdulkadir Akdemir kimdir, hayatın içindeki devinen insanlara, cereyan eden olaylara, devinimsiz yapılarıyla orada öylece duran nesnelere, eşyaya, tabiatçıl capcanlı diğer varlıklara, geceye ve gündüze mesela, nasıl bakar Abdulkadir Akdemir? -Diretilen, zorlanan, yorgun düşürülen insanın karşı durma davranışını edinmesi adına ve kabullenişin hak için olması gerektiğini düşünen bunun için de şiire yönelen, konuşmaktan çok yazmaya yönelen herhangi bir âdemoğluyum. Hareketsizlik, yalnızlık, durgun bakışlar, yılgınlık yaşanılan zamanın maalesef insanın üzerinde bıraktığı en önemli atıklar. Zamanı kullanan insanların yerini insanın kullanıldığı zamanlar aldı. O nedenle cereyanın yani hareketin olduğu yerler önemli. Hareket derken İstiklal Caddesindeki kalabalığın oluşturduğu türden bir hareketi kastetmiyorum. Hareket, zihnin çıkardığı samimi kıvılcımları, sözün verdiği tesiri, rahat olamama durumunu, çarenin çaresizlikten doğduğunu düşünelim mesela. Çalışan makinenin ısındığı gibi ısınan, yanma noktasına gelen, düşünen zihinleri düşünelim. Hareketten kastım budur. Bu tarz insanlardan olmayı isteyen ederi nispetince buna çabalayan biriyim. Yaşadığımız çevre bizi etkileyen belki de bizi biz yapan önemli unsur. Özellikle söylediğiniz gibi gece ve gündüz. Yaşam ve ölüm gibi. Yazarken, düşünürken hep bir parçamız. - İlk şiir kitabın hayırlı olsun Abdulkadir, bahtı açık olsun diyelim. Kitabın çıktığında ilk izlenimlerin ve eserine mukabele edişin karşısında neler hissettin, bizimle paylaşır mısın? -Taşranın Sazendesi sekiz senelik bir şiir birikiminin ürünü. Son... Devamı

tasralimusluman / Yeni Bir Mekan

2012-06-08 19:27:59

  YENİ BİR MEKAN: SEVDİKLERİNDEN BAHSEDEN BİR TAŞRALİMUSLUMAN   http://tasralimusluman.blogspot.com/     ... Devamı

DÖNÜP TEKRAR GİDİLEN - TUTİ EDEBİYAT DERGİSİ SAYI:3 / Ahmed Hamz

2010-11-10 21:02:00

DÖNÜP TEKRAR GİDİLEN Birileri gelirdi hep bizden önce Dudaklarında bir sana bu kadar yakışan duman Gülünce dişlerin kalırdı senden geriye Akşam sende bir başkaydı Neyin nesiydi güldüğümüz kuklalar Söylememiz gereken son söz keşkeydi Hayat yok, ayna yok şimdi Öldüğüm zaman lavanta kokuyor olmalıyım Tanrım, toprak bir gün açılınca mis gibi Hâlâ tünellerden bahsediyorsun Tünele giren çabuk ölür Gittiğin zaman beni de götür tuti edebiyat dergisi sayı:3 Ahmed Hamza ŞAHİNBEY Devamı

OLDUĞUN GİBİ KAL - Ahmed Hamza ŞAHİNBEY / B.M. Platformu

2010-11-09 13:47:00

OLDUĞUN GİBİ KAL   Az ilerde bıraktım Beyhude demiştim, martılar serseridir Sigaraya alıştırdım kendimi Parfümden kötü kokmuyor demiştin Evet, dediğin gibi Islak adımlarım var senden sonra gelen Bana sokulma biraz yağmurluyum bu sıralar Apartmanlar gibi yükseliyorsun içimden Yakın bir İstanbul depremine bakıyor inan Feridun Düzağaç veya Gökhan Kırdar fark etmez Dudakların sesler içindeyse birden bire durur ay Vapur istop eder tam yakamozları yakalayacağın an Bir yerlerde pas, bira şişeleriyle ürer adamın içinde Ama sen bunlardan uzaksın, olduğun gibi kal Adın üzgünler arasında olmayacak, şimdi biraz uyu Bizim Mahalle Platformu Ahmed Hamza ŞAHİNBEY Devamı

Ruşen Ali’nin Urgana Karşı Söyledikleridir / Filbahar 14 - Ahmed

2010-09-09 00:50:00

  Ruşen Ali’nin Urgana Karşı Söyledikleridir   Tarzın gözlerine yansısın gel bir buralar senden bihaber Ellerimi indirdiğim ölünün yanında unuttum onunla beraber Mest oldum unuttum dağların da soyunduğunu Kışlar gördüm ne müddetti baharlardan bihaber   Sona geldim ondan yana döndüğüm de olmuştur Açarken iç çekişlerim çiçeklerim çiçeğe durmuştur Sana bu kapris evrakla mı verildi hadi inat etme Vakit geçti bir şairin hüznüyle yaşlarımız dolmuştur   Çoraklığım bu tütüne alışmaklığım kadar muazzam Körfeze büyük bir cam bıraktım kestiğim tasam Zayi olmasın bu söz yaz bir kenarına duvarın Urgan kalemden de kılıçtan da keskindir bağlarsam       Ahmed Hamza ŞAHİNBEY     filbahar e-dergisi 14... Devamı

HİLKAT - Ahmed Hamza ŞAHİNBEY

2010-08-04 16:21:00

  HİLKAT İnanır mısın bugün bir örümcek daha öldürdüm. Aslında o kadar da suçlu sayılmam. Duvarda otobandaymışçasına hız yapar mısın sen? Cüzdanımın tersiyle kaderin tokadını indirdim. Tabi bilirsin benim cüzdan ekseriyetle boştur. Eleman güle oynaya aynı vaziyette… Sonrası malum, pişmanım. Hani eski hikâyeler meselesi filan. Öldürmemek lazım elbet çocukluğumdan beri gelir üstüme böyle hikâyeler ana temalarıyla birlikte. Anneanne masalı filan da dinlemişliğim de yok hâlbuki. Bunları geçiyorum canım sıkıldı. - Seliiiiimm! Kiminle konuşuyorsun yine Allah aşkına? Yine neye sıkıldı canın? - Bir şey olmadığını sen de biliyorsun. - Aman sen de… Bir gün kafayı yiyeceksin peynirsiz ekmeksiz. Şimdi her şey tıkırındaydı da ben mi dümene çomak soktum? Her daim edilgen kalmak bitiriyor beni. Bu insanlar ne çok alışkın bakakalmaya çok da aziz bir durummuş gibi. Al işte yine aynı ses. Bu çocuk iflah olmaz, benden de beter. Her gün bir insan sıkılmaz mı da gelir benim duvarıma güpegündüz işer. Deliysen deliliğini bil kardeşim. Ne kadar saçma oldu bu da. Ben çıkıp şuna gününü göstereceğim artık yetti, kokudan geçilmiyor. Ya da edilgenliği pekiştireyim bu daha iyi olacak. Bir kova su işimi görür zannediyorum. - Hiiişşşşştt! Hilkat yukarıya baksana - Anaaaannaaannnnnnnnnııınnnn! - Nasıl, sevgilim iyi oldu mu? Gel gel Hilkat’in durumuna bak. Gülmekten ölürsün. Soğuktan donan dut yemiş bülbüle döndü. - Selim! Deliyle deli olanı da hiç çekilmiyor yani. Yazık çocuğa üşütecek. - Evin temellerini çürüttü eşşoğlueşşek ona laf yok değil mi? Deliyle deli oluyormuşum peh. Ben çıkıyorum. T... Devamı

İHTAR ÇADIRI - ATAMASI YAPILMAYAN SAĞLAM ÖĞRETMENLER İÇİN ŞİİRDİ

2010-08-04 13:14:00

      İHTAR ÇADIRI                           Ataması Yapılmayan Sağlam Öğretmenlere   Kanser teşhisiyle çadırlar kurduk Yıllar çok da çabuk geçti, hep hayra yorduk Ne çiçekler açtı soldu baharlar geçti Dershanelerle sınavlar beynimiz durdu Adaletin gelmesini ümit ediyorduk   Sen öğretmensin dendi dört yıl boyunca Hayat uzun çalış dendi sen yol boyunca Evde yardım bekler anne ve baba Elden bir şey gelmez sözde durmayınca devlet baba Nereye gittiysek sömürüldük, seyirci kaldılar   Müdür bey ücretliye başka kadroluya başka Bu saçma işi görmeden ölseydik keşke Kargalar güler oldu bu halimize Rabbim büyük elbet sorar biz de görürüz Bizi böyle süründüreni biz de sürürüz   Bu ismi yazın beyler siz aklınıza Ahmed Hamza kan olukla akacağım der Sözünde durmayanı Rabbim yere ver Askerlik geldi şu an bu son duamdır Rabbim bizleri tut ve ayağa kaldır ... Devamı