بسم الله الرحمن الرحيم

~ Bismillâh her hayrın başıdır ~

Ana Sayfa Profil Arşiv RSS

Menü

Bağlantılar

bizim-yeni-mahalle.blogspot.com
yazarlariz.com
nakkasiye.com

Kategoriler

KERTENKELE DERGİSİ 17. SAYISI ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ

Kategori: Dergilik

KERTENKELE DERGİSİ SAYI:17

"Ve ben ordumla eve dönerken ancak birkaç kişi kaldım" dediği vakit Ezra CENKER, derginin havasına da hemen hemen girmiş oluyoruz. Henüz 10. sayfada "Dinleyin yazgınızın şarkısını" diyen şaireye Kertenkele'nin muhtevası içre eşlik ediyoruz.

Öncelikle dergide son sözü söyleyen kişinin -yanılmıyorsam elbet- önsöz mahiyetinde ilk kelamı yazması ve bu etkinlikle yazması güzel. Buradan alıntı yapmak istemiyorum ki bunun ile yetinmeyelim merakınızı dergiye celbedelim.

Evet, dergiye Antere Bin ŞEDDAT'ın Kemal YÜKSEL tarafından Kertenkele için tercüme ettiği "Yazıklar olsun zamana" adlı şiiriyle giriş yapıyoruz. "Utanç içinde yaşatma beni Ya Rab / Ölümüm de olmasın ağlaşan kadınlar arasında" duasının gölgesinde güzel bir şiir. Zannediyorum bize yalnızca "âmin" demek düşüyor.

İkinci şiirimiz Ezra CENKER imzalı "İyilik Olsun Diye" isimli 16 sayfalık uzunca bir şiir. Dergiyi takip edenlerin fark etmemesi imkânsız bir isim CENKER. Bu uzun şiirle bize Yediiklim Dergisi'nden Zafer ACAR'ı hatırlatıyor. Yeni bir ses doğuyor yanılmıyorsak. Cenker'in şiiri kusursuz değil fakat etkili. Şöyle de diyebiliriz "Ve sen geleceğin ruhuna şık bir ezgi olmalısın". Bu şiirde Homeros'un "İlyada ve Odessa'sından" bir kesit sunuluyor hissine kapılmanız da olasıdır. "Ve sonra boşluk / Hızla dolduruyor beni" diyen şiir işçisine daimiyet diliyoruz.

Dergide imzası bulunan diğer şairler: İshak KOÇ, Orhan TEPEBAŞ, İrfan YILDIZ, Onur BAYRAK, Muammer YAVAŞ.

Kertenkele'nin öyküye şiir ve düşünce kadar ehemmiyet vermediğini üzülerek söylemeliyiz. Zira Osman KOCA'nın Nur-Topçuk isimli yaşanmışlık hissi veren öyküsünden başka bir öykü değmiyor gözlerimize. Sözüm ona delikanlı şivesiyle yazılan sıcak bir öykü bu."O afili, küt saçlı, zerrin katlı bayan" ne içindir ki gider gelir. Hala merakımızı gıcıklamaktadır.

Selçuk KÜPÇÜK ise 14 sayfalık yetkin bir mesaj çekmiş "Ergenekon" bağlamında. Hani falsolu da vurmuş, sert vurmuş. Birçok soru işaretini ters çevirip cevaplayacak bir yazı. Okunması gereklidir. Bakalım daha ne kadar ses getirecek. Zira KÜPÇÜK zihnimizde duyarlı bir yazar olarak yer etme girişiminde.

Serdar AKDAĞ, Sadık Hidayet'i ele almış. Tahir KARAÇ ise Abdulkerim Suruş üzerine bir derkenar ile dergide iki önemli soruyu hatırlatıyor. "Kim savaşımı başlatabilir?" ve "Kim savaşımı sürdürebilir?". Suruş üzerinden kavram jimnastiği yapabileceğiniz bir yazı.

C. Ali AHMET tahlil ve eleştirileri ise iyi gidiyor. Bülent Keçeli, İbrahim Tenekeci, Yavuz Altınışık ve Hayriye Ünal'ı kitapları üzerinden ele alıyor. Bu eleştiri, tahlil yazılarının yetkinliğini savunduğumuz gibi katılmadığımız yerlerin her daim olduğunu söylemek zorundayız. Son olarak şu an için Şiir İşleri bölümünün de Kertenkele'nin farklılığı olduğunu belirtelim. İcabi Akçaoğlu, Seyhan Erözçelik, Baki Ayhan T. , ve Emel İrtem'i de birer şiirlerinden yola çıkarak ele almış eleştirmen.

Bu denli üretken, hatırlatıcı ve dahi sarsıcı olmak Kertenkele'nin duruşuna yakışıyor. Daim olsunlar...

İletişim: kertenkeleedebiyatdergisi@gmail.com

Ahmed Hamza ŞAHİNBEY

29/11/2009
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

DEĞİRMEN DERGİSİ 18. SAYISI ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ

Kategori: Dergilik
Değirmen Dergisi 18. Sayısı

"Gören kördür" diyerek has bir giriş yapmış Değirmen Dergisi. Ezberden ve yahut doğaçlama oynadığımız bu hayat oyununu anlama girişiminde bulunulmuş bir nevi. "Hasbıhal'de" birçok söz etmişler ve oynarken dahi "mebzul miktarda ciddiyet" diyerek, sahada olmanın da güzelliğiyle sayfaları adımlıyoruz.

Beş-Altı sayıdır bu güzide derginin müdavimi olma şansına sahibiz. Şekil itibariyle boyutları değişen dergi yine dolu dolu. 179 sayfalık birikimi ile ilk elimize aldığımız vakit de bu dosyanın içeriğini iştahla okumuştuk. Önceki sayılarda olduğu gibi ele aldığı konuyu enine boyuna işleyen Değirmen "oyun" dosyasıyla neler sunacak, sunabilir diye düşünmüştük açıkçası. Bu gidiş üzre yazıcı kadronun "çoğu konuda" dosya veya dosyalar hazırlayabileceğini düşünüyoruz. Zira "oyun" dosyası da dolu dolu. Bu sayının ardınca çıkacak olan 19'da 100 yılın önemli kitaplarıyla alakalı dosya da önemli sözler içerecektir. Beklemekteyiz.

Fazla kelam etmekten sakınarak söz ile girelim kapak arasına...

Mehmet Doğan'ın şiiriyle ilk sayfadan hoş bir ses alıyoruz ardımıza. Doğan'ın "Boşiir"i çağrışımlarla kurulan bir şiir. İzlediğim kadarıyla Doğan'ın arayış içerisinde bir şair olduğunu düşünüyorum. Tabi bu öznel kanaatimdir. Sevdiğimiz ve yahut sevmediğimiz yanları olacaktır lakin "burası geniş bir açılımın yeri değil" diyerek kesiyoruz.

Ali Öztürk'ü ise neredeyse İmajoloji ile özdeşleştirdik. Bu sayıda da "İmajoloji ve İnsan Hakları" başlıklı yazısıyla düşünceye yol çizmekte. Hak ve özgürlüklere batı, ideoloji ve modernizm bağlamında bir çerçeve -daha çok yol demeliyiz- çizen Öztürk son söz niyetine "Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabip / Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır" vecizi "Batsın bu dünya" olarak tercüme edilir ki bu çok kötü bir tercümedir" diyerek dikkatimizi celbetmiştir.

Rüstem Budak "Konferans Kültürümüz Üzerine" isimli yazısında 60'lardan günümüze aslında dinleme kültürümüzün değişimi üzerine nelerin değiştiğini de "Konferans nedir? Amacı nedir?" sorularının yanına yerleştirmiştir. Şu tespite dergiyle hemhal olamayan okurların da ulaşması gerektiğini düşündüğümüzden alalım: "Konferans sürerken tam ortasında yavaş yavaş salondan boşalmalar olur. Aslında bu çok büyük bir saygısızlıktır." Evet, buna katılıyoruz. Tabi şunu da söyleyelim. Dinleyici bir nevi düşünce müşterisidir. "Müşteri her zaman haklı değildir" fakat haklı olduğu da olur değil mi?

Oyun dosyasında yer alan isimler; Dr. Hacı Mustafa AÇIKÖZ, Mehmet DOĞAN, Yusuf YAVUZYILMAZ, Abdurrahim TUFANTOZ, Murat DEMİRCİ, Ahmet SAKARTEPE, Ömer KEMİKSİZ, Rıdvan ŞİMŞEK, Sabahattin KARAKOÇ, Menderes DAŞKIRAN, Fahri TUNA, Said COŞAR.

Oyun dosyasının ne denli geniş seslenebileceğini görüyoruz Değirmen ile. Neler neler yok ki. Bir oyun kelimesi nelere kadirmiş meğer. Her dosya konusu aklımızda bir kavramın daha sağlamca yer etmesini sağlıyor.

Diğer başlıklar ve isimler şöyle: Zekeriya MENAK "Sosyoloji Pozitivizm İlişkisi ve Türkiyer'de Pozitivizm". Selim GÜNDÜZALP "Ümidin, İnancın ve Ölümün Şairi Ziya Osman SABA" ve dergideki tek hikaye ile "Kırlangıç Yuvası" Murat TAŞ. Karikatürleri ile Osman SUROĞLU ve Said COŞAR. Recep AYDIN "Kayserili Davud ve Kamil İnsan Anlayışı" yazısı ile. "Anadolu Güncesi" ile Asiye YÜCEL. "Umuda Uzanan Dallar" ile Ayşen SARI yer almakta. Ve son olarak yine Mehmet Doğan'ın "Hüseyin Akın" ve şiiri üzerine kaleme aldığı inceleme yer almakta.

Dergide yer alan şiirleri şu şekil vermekte bir mahzur görmedik.

ŞİİR

Boşiir- Mehmet DOĞAN
Umut r11; Rasim DEMİRTAŞ
Mavi Küre-Ayhan ASLAN
Harabat Risalesi- Niyazi KARABULUT
Şakacı Demokritos- Özer BURGAZ
Son Arzu- Irmak BARAN
Şifa- Salih KAYMAZ
Kalk Gidelim- Abdulkadir AKDEMİR
Kabir Kadar Uzaktan- Fedai GÜNAYDIN
Tek Başıma- Damla TURHAN
Seneler- Ekrem KAFTAN
Erik Ağacı- Serpil TUNCER
Ne Yazsam Neye Şaşsam- İdris ÇAKMAK
Başlıksız- Sevinç ATLAER
Ağulu Dudaklar- Arzu KÖK
Bir Seher Vakti- Ali Rıza MALKOÇ


İletişimdegirmendergi@gmail.com

Ahmed Hamza ŞAHİNBEY

29/11/2009
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

ŞEHRENGİZ DERGİSİ 3. SAYI

Kategori: Dergilik

Şehren-güz sayısı çıktı farkında mısınız?
İçindekilerden bi demet ağzınıza çalayım da ağzınız tatlansın:

ONLAR ERMİŞ MURADINA…………………Hafize Betül Durmuş

keşke hep çocuk kalsaydık
o masum, hassas yüreğimizle…
büyüdük,
bozuldu dünya…
kötüyüz biz, çok kötüyüz anne…

(GERİSİ DERGİDE)

BÜYÜKÇE MASALLAR ……………………… Hafize Betül Durmuş

uzun zaman oldu
nehirlerden geçmedi gözlerim

(GERİSİ DERGİDE)

İZ…….................................................Abdulkadir Akdemir

Şehirler bizi sordu caddelerine
Ateşin düştüğü yer sulak bir alandı

(GERİSİ DERGİDE)

KÜÇÜK VALİZ BÜYÜK AYRILIK……….Leyla Marankoz

Bir baba var
İşi başını aşmış
Bir baba var
İşi başını almış

(GERİSİ DERGİDE)

ISIRILMIŞ BİR ELMAM VAR AVUCUMDA……Aişenur Fidan

Bugün,
Yeniden başlamalıyım hayata,
Tüm hataları geride bırakıp yeniden başlamalıyım.
Küçük bir çocuk gibi mutlu ve kaygısızca oynamalıyım oyunumu.
İlk defa içimden geldiğince, korkusuzca ve kusursuzca…
Mızıkçılık yapmamalıyım bu sefer hayata.
Fakat nasıl? Isırılmış bir elmam var avucumda.

(GERİSİ DERGİDE)

MATEMATİKSEL…..Ayhan Aslan

Ardımıza bakmadan pişkinleşir,
Günah üzeri günah, işleriz de.
Bir ayağımız çukura girmeden,
Düşünmeyiz bir âh’ın karekökünü bile.

(GERİSİ DERGİDE)

EYLÜLDEN BİR YAPRAK………..Fatih Kaşçıoğlu

"Güz geldiğinde, kelimelerin üzerine sönmüş bir ateşin külleri savrulmaya başlar."

Yapraklar sararır, benzemek için yüzüme.

(GERİSİ DERGİDE)

ÜÇ NOKTA…………..Ahmet Eren

Üç noktayla yaşamasını öğreneceksin hayatı
Nice yaşanmamışlıklar kalacak gönlünde
Tam seviyorum derken
Anlamını unutacaksın sevmenin...

(GERİSİ DERGİDE)

FERSİZ TAY……….Muhammet Çelik

ökçelerime basarak diyarlar dolaştığım
rahatlığım,
nerdesin?
belki dik duruşunla vitrinlerdesin
secdeye kapanmış kızıl saçlılar
yeşil gözlü ejderha ağızlı
uzun tarayışlı ordularıyla
ve keratalar, banyodan her çıkışımda

(GERİSİ DERGİDE)

GÜZEL ŞEY………..Emine Sümeyye Genç

Bir güzel şeydi sevdiğim
Gökyüzüne açılan eller gibi sabaha karşı,
Ya da yeryüzünde toprağa değen alınlar
Bir gece vakti

(GERİSİ DERGİDE)

YETİŞKİNLİK TRENİ………….Muhammet Çelik

Suyu çıplak ayaklarıyla geçti. Ayaklarını çıplak yapan şey çorabının olmaması değil suyun lastiklerine dolmasıydı. İçinden çırılçıplak bir su geçti.

(GERİSİ DERGİDE)

YÂR(‘)E…………………………Buket Bostancı

Ey gamzesi kalbimi tarumar eden!
Ey çekip gidince âleme karalar bağlatan güneş sima!
Diyeceklerim bakışlarının bir anlık yalımına dairdir.

(GERİSİ DERGİDE)

“FELSEFİ MİRASIMIZ VE BİZ” ADLI YAPITIN ELEŞTİREL ANALİZİ
MAĞRİB Mİ? MEŞRİK Mİ? YOKSA…………………………Abdulkadir Altınhan

İlk olarak üçlü tasnifin modern babası ya da çağdaş Kuşeyri diye tanımlayacağımız Câbirî’den Entelektüel Arap- İslam Tarihine farklı bir bakış diye ifade edeceğimiz bu eser için çok değerli bölümlerinin olduğu kadar reddedilmesi kaçınılmaz bölümler olduğunu söylemeyi bir sorumluluk biliyorum.

(GERİSİ DERGİDE)

BİR ŞEHİR DOLUSU KAVGA…………….Mustafa Kadir Medsus

Korkma unutmaktan
Dokunmaz bana korkma
Çok mu ıslandım ne
Yoksa kesilen bunca fatura
Gelip geçer her şey

(GERİSİ DERGİDE)

CENNETİN HARFLERİ……………..Zeliha Akkaya

Zavallılığını idrakten çok uzak, sol tarafına düşen iki bina arasındaki boşluğa bakıyordu. Gördüğü şey karşısında, gözleri nefretle doldu. Gözlerindeki nefret dolgularının sebebi olan, iki bina arasında büzülmüş titreyen bu bedene, yardım etme isteğini bastıramıyor, hiç bir güven kırıntısı göremiyordu bu ülkenin insanları üzerinde. Kalan son kırıntıları da süpürmüşler miydi?

(GERİSİ DERGİDE)

DİLİMDEKİ PELESENK……..Seher Ortaöner

/ sesi titreyen bir göreceyle
anlatabilseydim
meçhul virdimi /

(GERİSİ DERGİDE)

FİGAN…………………………Berfe

/.. Vurgun, iki satıra sığmazmış...
Lakin serseri bir düşten uyandı kalem../

(GERİSİ DERGİDE)

MEVLANA HAZRETLERİ İLE HOŞBEŞ …………………..Emre Yakıcı

Geçtiğimiz haftalardan birinin herhangi bir gününün dünü veya ertesinde gönül dünyamızın serumlarından olan Mevlana Hazretlerine rastladım. Bir iki ikazını dinledikten sonra kendisinden daha evvel duymadığım bir söz çıktı, alt ve üst dudağı arasından dilinin yardımıyla. Dedi ki hazretleri:

(GERİSİ DERGİDE)

SON SIR DA DÜŞTÜ ………………………..Ahmet Hamza Şahinbey

Kırılsın son nefes çıkmadan bir çengel gibi boğazımdan
Kurusun ve takılsın mermer soğukluğunda
Meçhul inleyişlerle tazelensin sabrımız

(GERİSİ DERGİDE)

MENKIBE…………………..Fatih Dağlar

“sadece bir geceye mahsustur”

Bu gece hüzünlü, saat sekiz on iki
İçimde bir sızı, eskilerin izi
Ve sen kısık gözlüm es geçemem seni
Hüznüme randevun var masan bekler

(GERİSİ DERGİDE)

BU BİR ÖZRÜN PROVASIDIR.........İklima Mert

Filistin anısına..

Göğüne güneş değmeyen bir kentin serin hüznüne verdim kendimi. Her taraf ölüm içinde… Bahçelerden ölüm saçılıyor sokaklara, taze yemiş yerine. Taze ölüm kokuyor yeryüzü. Her dönemeç bir hüsran yortusu, her kelime aczin başörtüsü…

(GERİSİ DERGİDE)

SAĞLIKLI BİR RUH İÇİN BEYİN KANAMASI……………..Ali Cançelik

“Beyni kanayan tek kişi yok” N. Fazıl

Dünyaya gelmiş insanların çok azı düşünmüş; çok azı soru sormuş ve çok azı cevap bulmuştur.

(GERİSİ DERGİDE)

KELİMELERİM ŞAİRİN KALBİNE ZARAR……………….Abdulsamet Kılınç

Gör işte. Vuruldum yine bu gece çatına inmiş kuşlar üşüdü. Yüreğim sarsıntılı bir aşkın ilk girizgâhında. Sitem, bin yüklü kervan iner suyuma.

(GERİSİ DERGİDE)

MEKTUP…………………….Esma Mine Saraç

Selam olsun en değerliye.. Bugün cümlelerime sen katıp kavurmak istedim! Mektubun ucunu yakıp küllendirmek, senden geriye ve benden ilerisi için bir hatıra diledim! Siyah beyaz resimler gibi satırlarımı nostalji aşklara boğmak biraz da… Her şeyi bir kenara bırakıp bugün son kez seni düşünmek istedim...

(GERİSİ DERGİDE)

MUSTAFA ÖZÇELİK İLE EDEBİYATA DAİR (SÖYLEŞİ)…………………Bilal Can

“İnsan, dünya görüşünden bağımsız bir varlık değildir. Öyle olduğunu düşündüğünde ise onun bir “kutsal”ı kalmaz zaten. Durum böyle olunca edebiyat anlayışımızı da dünya görüşümüz şekillendiriyor demektir. Buna göre edebiyatı dünya görüşümüze bağlı olarak vücut bulan bir faaliyet olarak görmek durumundayız. …………..“

(GERİSİ DERGİDE)

HAFAKAN………………….Recep Karaman

Bu gün bende bir hal var, bana bakmayın dostlar
Görünmez bir hançerle ta sinemden vurgunum
Ümitler beslediğim, bel bağladığım yıllar
Saçıma ak düşürdü, bu yaşımda yorgunum.

(GERİSİ DERGİDE)

TANIMADIĞIM SEN…………..Merve Ayata

///Nefesimin koyu yalnızlığı aynadan yüzüme çarpıyordu. Ilık baharlar yerini ayaz getiren poyrazlara bırakmıştı. Canhıraş bir çığlık tenimde patlamaya hazır bombaydı. Pimi ha çekildi ha çekilecek… Saçlarımı sırattan toplarcasına yanıyordum. Kıvılcımlar elenen gözlerimden fırtınalar geçiyordu.///

(GERİSİ DERGİDE)

SAHABENİN SÖZ BİRLİĞİNE VERDİĞİ ÖNEM VE TEFRİKA…………….Erman Çekiç

Selam ve Rahmet tüm dostların üzerine olsun...

Gerek Peygamber efendimiz zamanında, gerekse efendimizin ölümünden sonra, söz birliğinin önemi büyüktü.

(GERİSİ DERGİDE)

SEN ÜZÜLME…………Necat Akay

Güneş doğarken doğudan, umutlarım birden uyanıverir…
Karlara isyan edip yeşeren bir kardelen gibi…
Kendimi kaybettiğim yerde bulurum kendimi
Seni bulduğum yerde benliğimi yitirdiğim gibi…

(GERİSİ DERGİDE)

ÂŞIKLAR DENİZİ II…………….Nebiye Arı

Âşıklar denizi sular altı mezarlığına siyah bir hüzün bulutu uzanır…

Ölünce bedenimin hislerinden arınacağını sanırdım, oysa deniz suyunun, bedenimden sıcak oluşunu, bedenimdeki heyecan dalgalarını hissedebiliyorum. Düşüncelerden kurtulacağıma sevinirdim, ama hala karmaşık düşünce nöbetlerinde savrulmaktayım.

(GERİSİ DERGİDE)

PARİS GEZİSİNDEN NOTLAR………..Billur Dilber

Viyana’dan çıktık yola... 13 saatlik bir yolculuğun ardından bir ara uyuyakalmışım, sonra gözümü açtığımda mola yerindeydik.

(GERİSİ DERGİDE)

DUA VE TEVEKKÜL ……………… Fahriye Şahap

Yolculuk önce bir damla suda başlar. Sonra kan pıhtısı oluruz, ardından et parçası, en son ruh üflenir ve insan oluruz. Dokuz ay süren bu evrelerden sonra zorlu bir yolculukla geliriz yeryüzüne. Gözlerimizi hayata açtığımız ilk andan itibaren önümüzde uzunca bir yol vardır, hayat yolu…

(GERİSİ DERGİDE)

SÖZ MUSKASI……………….Gülnaz Eliaçık

Kelimelerin içi delinmiş, hüzün damlıyor deliklerden. Anlatmak istemiyor artık hiçbir kelime kendini. Sözlükteki görevinden istifa etmek istiyor biri. Cümle durdurmaya çalışıyor diğerini; “sen olmazsan ben anlam kazanmam” diyor…

(GERİSİ DERGİDE)

BİR ŞAİR YANAR……………Hasip Çifçi

Son matemini taşıyor sol yanım
Yanımda eczası zor bulunur yâreler
Kanımda taşıdığım başka bir hüzün var bu gece…

(GERİSİ DERGİDE)

GİDENLERİN ARDINDAN………..Cihat Karaman

Bahar gitti…
Şafağındaki kızıllığı ile cıvıl cıvıl kuşların ötüşünü ve tüm rengârenkliği
Yemyeşil bayırları festival havalarını bütün yayla şenlikleriyle

(GERİSİ DERGİDE)

FARKLILIKLARA SAYGI DUYABİLMEK............Ömer Kemiksiz

Bir insana yapılabilecek en büyük kötülük sanırım onun “varlık”ığını “yok” saymaktır. Hani halk arasındaki tabiriyle “adam yerine koymamak”tır.

(GERİSİ DERGİDE)

OSMANLI’DA KAYIK…………………Emel Benli

İstanbul’a “İstanbul” olma özelliğini veren denizdir. Boğaz, Marmara ve Haliç, şehri değerli kılan unsurlardır. Şehir denizle iç içe olunca halk da ulaşım için denize başvurmuştur. Hal böyleyken Osmanlı döneminde birbirinden renkli ve değişik özelliklere sahip deniz ulaşım araçları, İstanbul sularını süslemiştir.

(GERİSİ DERGİDE)

CENNETE ÖZLEM………………….Elif Alaca

“Yarattığı her şeyi en güzel yapan Allah”, insanın ruhunu güzelliklere karşı bir duyarlılıkla yaratmıştır.

(GERİSİ DERGİDE)

NURİ PAKDİL’İ ANLAMAK…………Şehrengiz

Ortalıklarda bir söylenti dolaşıyor ne zamandır. Bir grup genç topla‘ş’mışlar, “Nuri Pakdil” okuyorlarmış. Nerden çıkmış ki birden bu Nuri Pakdil okuma sevdası? Acaba bu gençler ne yapmaya çalışıyor?

(GERİSİ DERGİDE)


20/11/2009
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
Sayfa Toplam:2
| 1 | Sonraki Sayfa

Hakkımda

şiir yeniden...

Arkadaşlar

suskunadam
yurekyanginlari
mehmet toprak
mai siyah
vaktivisal
kun
Blogcu Yardım
nakkasiye
ERTUĞRUL DEMİR
yarenlice
filbahar
A.KADİR AKDEMİR
kaleminsahibine
esrariask
ibrahimozsoy