بسم الله الرحمن الرحيم

~ Bismillâh her hayrın başıdır ~

Ana Sayfa Profil Arşiv RSS

Menü

Bağlantılar

Kategoriler

• 13/1/2009 - YANKI DERGİSİ: 3

BU SAYININ SON SÖZÜDÜR

 

“Kimseye arkamızı dönmeden gidiyoruz

En zor gidiştir bu”

 

y)

 

“Bu inadına direnişim beni güçlü kıl tanrım

Güvendiğim bir şey değildir aklım”

                                          Mustafa CELEP

 

Sözünün arkasında olan

Sesinin de arkasındadır

Ve tabi

Oluşturduğu “yankı”nın da

 

Bu söylemimize en güzel yanıt olarak şairin iki mısrasını veriyoruz. Verilenin çok şey anlattığı kanısındayız.

 

a)

 

Yüzümüzü serpin hadi ellerimizi ayaklarımızı ve ne kadar uzvu varsa gökyüzünün

Susturun kıtmirle alakası bulunmayan tüm köpekleri

Kadınlar gebe kalmasın artık hayırsıza delalet edecek doğumlara

Yalanın ve dili sürçenin yüzü kızarsın, yüz üstü düşmekten beterdir zira

Abonesi olduk ölümün peşin ödedik lakin geç gelse de razıyız bu sefer

(yankı)

 

“Ölüme bir soluk kala”

                 Ahmed Arif

 

n)

 

Bir isme ithaf edilen şiire eleştiri tadında birkaç cevap gelmiştir. Maddeler halinde vereceğimiz bu önerilerin kimin kaleminin mahsulü olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Herkes için yararlı olacağını düşündüğümüz için burada yer vermekte bir mahsur görmedik.

 

-          Yazdıklarını aceleciliğin kör testeresiyle doğrama.

-          İnsanlara arzu ettikleri reçeteleri sunma adına beynin zonklamalı. Yazdığın şeylerle boşlukları doldurmaya çalışmalısın.

-          Bazı şeyleri görmezlikten gelmek vefasızlık olur. Farkındayım. Dilinin küçülmesini kabullenme. Kör düğümü çözecek olan budur.

-          Ruh zenginliği yoksa karalayacağın şeylerle mana sefaletini beslemiş olursun. Çözüm hassasiyetle öze bağlılıkta yatmaktadır.

-          İnsan için en mühim, âli maksat Yüce Yaratanın sevgisine mazhar olmaktır.

 

k)

 

“Seni de vururlar bir gün ey acı

Uçuşup durduğun kanatlarından

Sazın, sözün, türkülerin tükenir

Ellerin koynunda kalakalırsın”

 

Sacit Onan’ ın seslendirdiği şiirin girişi böyle. Son olarak da “ bir gün bu dünya gül bahçesine dönecek” diyor. Ne kadar da inançla söylüyor. Oysa kan bahçesine dönen bir dünya avuç açmış dileniyor. Paramparça insanlar selamlıyor gözlerimizi, gözyaşlarımızı. En kırmızı yapboz yanı başımızda bozuluyor. Çaresiziz bu demler. Onlar için söylüyoruz, görmeyenlere:

 

“Ölü gibi davranırken görmeyin bizi

Dışa dönük tarafımız soğukken, soğukken tenimiz

Görmeyin kuşların kırık kanatlarını

Denizin soğuk taraflarını görmeyin

 

Durgun bakışlarımızda kimsesizliğimizi gizleriz zira

Bakarsanız kaçırır bakışlarımızı soğuk meltemler

Ardımızdan yetişemez hiçbir söz

Kerahet vakitlerinde kenetlenir dilimiz

İşte kırgın bir kalp taşırız bağrımızın duldasında

Böyle parçalanırken ensemiz yağmurun matemiyle

Hükümran acıları saklarız dilimizin altına

Geveleriz durmadan, gülmek sevmez çehremizi

 

Belki de bu yüzden

Söylerken kırılıp dökülen sözler en çok bize yakışır

Acısını, tatlısını ve bil umum farklı yanlarını sezeriz de

Söyleyemeyiz söyleyebildiklerimizden başkasını”

(yankı)

ı)

 

Değersizliğin en büyük değer olduğu bu çağda umursamaz ve ilgisiz gözleri terk ediyoruz. 3 ve son aynı şeyi çağrıştırıyor şimdi bizim için. Kırıntılarımızı toparlayıp susuyoruz. Bundan böyle kendi ateşimizi kendimiz taşıyacağız. Sessiz harflerle sesli cümleler kurmak bir başka bahara kaldı. Üzgünüz.

 

 

İÇERDEKİLER VE SÖYLEDİKLERİ

 

Bu sayının en önemli olayı editörümüz Aycan ALBAYRAK’ın ve arkadaşımız Elif KARATAŞ’ın Prof. Dr. Osman Kemal KAYRA ile yaptığı röportajdır. Hocamız her zamanki içtenliğiyle cevapladı sorularımızı. Kendisine aynı içtenlikle teşekkür ediyoruz. Abdulkadir AKDEMİR bir şiir ve öykü ile içeriği zenginleştirmiş, gemiyi son kez ayakta tutmuştur. Rize’de araştırma görevlisi olan S.Volkan SARI yüksek lisans yapmak isteyen arkadaşlarımıza bu konu hakkında neler yapmaları gerektiğini dergimiz için yazmıştır. Diğer bir editörümüz Ahmed Hamza ŞAHİNBEY ise hoş bir denemeyle karşılıyor bizi. Maruf MİR yine bir şiir ve güçlü bir dil sunuyor bize, es geçmemenizi öneriyoruz. Ardından Şeyma AKKAN hoş çağrışımlar bırakan şiiriyle karşılayacaktır sizi. Yaşar Bedri Özdemir’i yazmayı düşünüyorduk olmadı. Başka bir sohbetin konusu olsun diyoruz fakat şairin ‘tenha’ adlı kitabını burada önermeden geçemiyoruz.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!
Kayıt Toplam:
Önceki Sayfa | | Sonraki Sayfa

Hakkımda

şiir yeniden...

Arkadaşlar

suskunadam
yurekyanginlari
mehmet toprak
mai siyah
vaktivisal
kun
Blogcu Yardım
nakkasiye
ERTUĞRUL DEMİR
yarenlice
filbahar
A.KADİR AKDEMİR
kaleminsahibine
esrariask
ibrahimozsoy